Sır perdesi 15 yıl sonra aralandı! Her şeyi tek tek itiraf etti

23 yaşındaki Martine Vik Magnussen’in cesedi, Londra’nın merkezindeki Great Portland Caddesi’ndeki bir bodrum katında, moloz yığınının altında bulunmuştu.

Londra Metropolitan Polis Teşkilatı’nın en çok arananlar listesinde bulunan ve hakkında uluslararası yakalama emri bulunan Faruk Abdülhak, yaşananlarla ilgili olarak polisle hiç konuşmadı.

Yıllar boyunca yüzlerce gazeteci Abdülhak ile görüşmek istemiş, ama hepsini görmezden gelmişti.

Abdülhak yıllar sonra BBC’den Nawal Al-Maghafi’ye konuştu ve ülkenin gündemine adeta bomba gibi düşen bir itirafta bulundu.

Abdülhak “Gençken bir şey yaptım, bir hataydı” diye yazdı.

5 ay boyunca gazeteci ile yazışan adam yolladığı binlerce mesaj ve yüzlerce sesli mesajda, Martine’in adını bir kez bile kullanmadı ve ölümüne atıfta bulunmadı. Hep “olay” ya da “kaza” demeyi tercih etti.

Abdülhak, BBC’ye yaptığı açıklamada Vik Magnussen’in “bir seks kazası sonucu” öldüğünü söyledi ve şu ifadeleri kullandı;

“1: Yaşanan talihsiz kazadan çok pişmanım. 2 Buraya, Yemen’e geldiğim için pişmanım. Kalıp bedelini ödemeliydim.”

Ancak otopsi, Norveçli öğrencinin nasıl bir şiddet sonucu öldüğünü açıkça ortaya koyuyordu.

Nawal El Maghafi, Faruk Abdullah ile telefonda konuşurken…

Ölüm nedeni “boyuna basınç” diye açıklanmış ve bunun “boğularak öldürülmüş olabileceği anlamına geldiği” belirtilmişti.

Martine’in vücudunda 43 kesik ve sıyrık vardı ve bunların “birçoğunun bir saldırı ya da mücadele sırasında alınmış tipik yaralanmalar” olduğu söylenmişti.

Faruk ve Martine, Londra’daki Regent’s İktisat Okulu’nda okuyordu ve Martine Londra’da bir bankacı olmayı umuyordu. Arkadaşları Martine’i son olarak 14 Mart 2008’in ilk saatlerinde, Mayfair semtindeki lüks Maddox gece kulübünde görmüştü. Faruk ile birlikte sınavlarının sona ermesini kutluyorlardı.

Martine’in arkadaşları, Faruk’un daha sonra Great Portland Caddesi’ndeki dairesinde eğlenmeye devam etmeyi önerdiğini anlattı. Yorgun oldukları için gitmek istemediler ama Martine geceye devam etmek istiyordu.

Güvenlik kameraları Martine’i 02:59’da gece kulübünden çıkarken gösteriyordu. Ancak daha sonra neler yaşandığına tanık olan yok. Martine, güneş doğarken ölmüştü. Ancak cesedi 48 saat sonra bulundu.

Faruk bu sırada Kahire’ye giden bir uçakla İngiltere’den kaçmıştı. Sonra da babasının özel jetiyle Yemen’e geçmişti. Faruk’un avukatı masum olduğunda ısrar ediyordu.

Faruk herhangi bir Yemenli değil. ABD ve Mısır’da büyüyen Faruk, Yemen’in en zengin ve en güçlü adamlarından biri olan Shaher Abdülhak’ın oğlu. Babası, şeker, meşrubat, petrol ve silah ticaretiyle bir imparatorluk kurmuştu ve dönemin Yemen Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih’in yakın dostuydu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir